Ağacı silkelemeden önce, meyvelerin nereye düşeceğine bak

22/3/2007 - susuzluğumuz....

uzun zamandır bloguma yeni yazılar ekleyemiyordum, bu yüzden bloğumdan bana seslenen arkaşlarımdan özür diliyorum. artık buralardayım. yeni yazılmarımla, yeni paylaşımlarımla açığımı kapatacağımı düşünüyorum.

şimdiden herkeze sevgiler, iyi keyifler, iyi seyirler diliyorum..

 

 

yeni zamanın ilk yazısı susuzluğumuzla ilgili olsun istedim. mail kutuma düşen manidar bir mektubu düşüncelerinize sunuyorum..

 

..2070 yılında yazılmış bir mektup..

 

yıl 2070, 50 yaşına henüz bastım ama görüntüm 85 yaşındaki bir insanın ki gibi.

yeterince su içemediğim için böbrek sorunları yaşıyorum.

korkarımki yaşamak için çok vaktim yok.

ben bu topluluktaki en yaşlı insanım.

 

5 yaşında bir çocuk olduğum günleri hatırlıyorum.

o zamanlar herşey çok farklıydı.

parklarda pek çok ağaçlar, evlerde güzel bahçeler vardı.

ve ben yarım saat boyunca büyük bir zevkle duş alırdım.

bugünlerde ise cildimizi temizlemek için mineral yağlı havlular kullanıyoruz.

 

eskiden kadınların güzel saçları vardı

şimdi ise başımızı su kullanmadan temiz tutmamız gerektiği için traş etmek zorundayız.

eskiden benim babam arabasını hortumdan akan suyla yıkardı.

şimdi ise benim oğlum suyun bu şekilde ziyan edebileceğine bir türlü inanmıyor.

 

sokaklarda posterlerde radyoda ve televizyonda SUYU DUYARLI KULLAN uyarıları olduğunu hatırlıyorum. ama hiç kimse bu uyarıları önemsemedi.

suyun sonzuda dek var olacağını sandık.

şimdi ise tüm nehirler, göller, barajlar ve yer altındaki su yatakları ya kurudu, yada kirlendi..

 

sanayi hemen hemen durma noktasına geldi ve işsizlik büyük bir oranlara ulaştı.

yegane iş alanı deniz suyunun tuzunu çıkarıp kullanabilinir hale getiren fabrikalar..

ve işçiler maaşlarının bir bölümünü içme suyu alarak kullanıyorlar..

 

sokaklarda eli silahlı haydutların bir bidon su için insanlara saldırmaları çok yaygınlaştı.

yiyeceklerin %80 i sentetik..

 

eskiden yetişkin bir insanın günde 8 bardak su içmesi tavsiye edilirdi.

şimdi ise bebenim sadece yarım bardak su içmeme müsaade ediliyor.

biz şimdi bir kere giyilip atılan giysileri giymek zorundayız ve buda çöp miktarını arttırıyor.

biz şimdi kanalizasyon sistemi susuzluktan çalışmadığı için fosseptik kullanıyoruz.

 

nüfusun dış görünümü korkunç: susuzluk nedeniyle kırışık sıska ultraviyole ışınları nedeniyle yaralarla dolu vücutlar.şimdi ozon tabakası kalmadığı için ışınlar çok daha kuvvetli.

cilt kanseri mide bağırsak enfeksiyonları ve idrar sistemi sorunları ölümlerin ana sebepleri..

 

cildin aşırı kuruması nedeniyle 20 yaşındaki bir genç 40 yaşında gibi görünüyor.

bilim adamları araştırdılar ancak vu soruna bire çare bulamadılar.

su üretilemiyor ağaç ve sebze olmadığı için oksijen de azaldı ve bu yüzden yeni neslin zeka kapasitesi ciddi bir şekilde zarar görüyor.

 

pek çok erkekte sperm oluşum morfolojisi değişti.

bunu sonucunda da bebekler kusurlu, mutasyonla ve fiziksel sakatlıklarla doğuyorlar

 

devlet soluduğumuz hava için bize para ödetiyor. erişkin başına günde 137 m küp soluyoruz.

bu parayı ödeyemeyen insanlar güneş enerjisiyle çalışan büyük mekanik akciğerle havalandırılan bölgelerden kovuluyorlar. soluduğumuz hava kaliteli değil ama en azından nefes alabiliyoruz.

ortalama bir insanın yaşam ömrü 35 yıl.

 

hala biraz yeşil alanı olan, nehirleri akan bölgeler, silahlı askerler tarafından korunuyor.

SU, ALTIN VE ELMASTAN ÇOK DEĞERLİ BİR HAZİNE HALİNE GELDİ.

 

yaşadığım yere nadiren yağmur yağdığı için hiç ağaç yok

bazan yağış beklerken asit yağmurları yağıyor.

mevsimler ciddi bir şekilde 20. yüzyılın çevreye zarar veren sanayisi, atomik deneyler ve çevreye yaydıkları kirlerden etkilendiler.

o zamanlar çevreyle ilgilenmemiz konusunda duyarlıydık ama hiç kimse dikkate almadı.

 

oğlum benden, gençliğimden söz etmemi istediği zaman ona yeşil tarlaların, çiçeklerin güzelliğini, yağmuru, nehirlerde yüzmenin, balık avlamanın, içebildiğimiz kadar su içebilmenin ne büyük bir zevk olduğunu ve insanların ne kadar sağlıklı olduklarını anlatıyordum..

 

o bana, "babacığım şimdi neden su yok?" diye soruyor.

işte o zaman boğazım düğümleniyor.

 

kendimi suçlu hissetmekten bir türlü kurataramıyorum. çünkü ben de o yaşadığı çevreyi kirleterek tahrip olmasına sebep olan, tüm uyarılara kulağını tıkayan nesle aitim.

 

şimdi ise bizim çocuklarımız bunun bedelini ödüyorlar.!!

 

yeryüzünde, şimdi doğanın tahribatının dönüşü olmayan bir seviyeye ulaşmasından dolayı kısa süre içinde yaşamın mümkün olmayacağına kesinlikle inanıyorum.

 

ne kadar çok isterdim geriye dönüp insanoğluna bunları anlatmayı...

..henüz daha dünya gezenemizi kurtarmaya zamanımız varken....

 

.........

sevgiyle kalın, susuz kalmayın.

 

 

Yorum yaz!

2009-07-31 19:49:24 - !!!

Yazan Legolas Elf
gzel farkındalik kazandiriyor 2009 :D legolas_habit@hotmail.com bu sana x#eq
Bağlantı

2008-08-28 11:15:39 - slm

Yazan diclece
uzun zaman oldu arkadaşım. sevgilerimle. bu mail bana da gelmişti. düşündürücü gerçekten.
Bağlantı

2007-11-02 17:13:28 - Merhaba eski dost:)

Yazan gorseldil

33.BLOGLAR ARASI ŞİİR ETKİNLİĞİNE DAVETLİSİNİZ
Seçilen Tema: UMUT

Ayrıntılı içerik için lütfen tıklayın: http://nursen.gorsen.googlepages.com/

Yüreğinizde umutların çoğalması dileğiyle
Her dem UMUT la,
sevgi saygı ve dostlukla.

Nurşen GÖRŞEN
http://gorseldil.blogcu.com
Bağlantı

2007-06-24 04:46:05 - hoşgelmişsin..

Yazan egoist22
kalabalık fakat sana yabancı olan bir yerde tesadüfen bi tanıdığına rastlamak gibi birşey burda yeniden seni görmek..
beni hatırlıyor musun?
gizlibahce,
kartanesi
didem??

******
efeyt seni hatırlıyorumm aklımdasın, bir ara mail felan at olurmu neler yapıyorsun merak ediyorum
sevgiyle kal kartanesi

Düzenleyen acaguvalar gün: 27/6/2007 saat: 18:35
Bağlantı

2007-05-16 19:23:09 - merhaba

Yazan burcin81
uzun süredir bloğnuzu takip ediyorum çok güzel yazılarınız var ve yorumlarınızıda beklerim bir ara uğruyordunuz artık uğramaz oldunuz. Bu arada gençlerimizin kitap okumak bilgilenmek yerine tvdeki magazin yönelikli programlaral beyinleriin uyuşturulduğu internette boşu boşuna dohadıkları için biz ortak bir blog hazırladık http://kulturbaz.blogcu.com/ herkese açık bu blog eğer yazılarınzla estek vermek isterseniz buyurun ayrıca sadece yorum yaparım dersenized güzel yorumunuzu görmek bizi mutlu eder açılış 18 mayısta bekleriz
Bağlantı

2007-05-16 01:06:52 - ..

Yazan defnenaz
bugünden itibaren israfa hayır diorum
ay çok korkunç ya
valla dondum kaldım
ben nie düşünememişim ki bunları
kendime çok kızdım

sevgiler paylaşım için tşk.ler
defnenaz
Bağlantı

2007-04-19 09:10:36 - günaydın

Yazan deniz
bun ları anlatacağımız anlatsakda anlayacak bir insanoğlu nesli kamadı ki..varsada bana hiç denk gelmiyor..keşke haftasonu sende gelseydin..çok özledim:(
Bağlantı

2007-04-14 04:08:17 - SELAM UZUN ZAMAN OLMUŞ...

Yazan fukuli
Herşeye Rağmen

Mutluluğu öğren, herşeye rağmen
Ortaya çıkar yüreğinde saklı duran sevgiyi.
Mutluluk okyanusunun orta yerine bırak kendini
Kürek çek gülümseme kıyısına doğru.
Mutlu olan insanlar gerçek gülümsemeye sahiptir.
Yanaklarının ortasındaki sıcacık tebessüm,
Mutlu oldukları içindir.

Paylaşmayı öğren herşeye rağmen
Heyecanını da paylaş ruhunda yükselen küçük kuşun,
Bedenini yorgun bırakan kimsesiz hüzünlerini de.
Anılarını da paylaş, sana beyaz şarkılar söyleten.
Kara dumanlar arasında pusulasız gezdiren saatleri de
Şemsiyeni de paylaş yağmur altındaki kız çocuğuyla
Karnı acıkmış bir sokak kedisiyle ekmeğini de
Sessizliğini de paylaş en yakın arkadaşınla
Yeni doğan bir bebeğin bakışındaki haykırışı da

Başarmayı öğren, herşeye rağmen...
Geçilmesi zor kum yığınları da çıksa önüne.
Attığın her adımda ayağına takılan taşlara rağmen
Kendi başarı yolunu kendin çiz.
Ellerinle tırman o yolu,
Yokuş yukarı olsa da.
Dağların doruğunda olmak olsun hedefin.
Herşeye rağmen....


HER ŞEY ÇOK GÜZEL ELLERİNE SAĞLIK. BANA DA BEKLERİM... İYİ GECELER...
Bağlantı

2007-04-07 02:40:30 - ferdi

Yazan ferdigoksu
selam harika bir blog olmuş ellerine sağlık
bende beklerim www.ferdigoksu.blogcu.com
(bloğumdaki yazımı sonuna kadar okursan sevinirim, sonuna kadar...)
Bağlantı

2007-03-30 17:39:23 - merhaba

Yazan gonulbahcesi
küresel ısınma üzerine yazılmış çok güzel bir hiikaye. paylaşım için teşekkür ederim.

geçenlerde düşündüm ki 2070 yılında bu kuraklık yüzünden dünya çöle dönecek. Çok az insan yaşıyor olacak. Grönland ya da Antartika kıtası yaşama daha elverişli olacak gibi geliyor. Oralar biraz daha soğuk olacak. Everest tepesindeki buzullar kalabilir belki biraz. O civarlarda yaşam sürdürülebilir belki de. Hatta ben bunu daha beriye çektim galiba. 2050 yılına. O zaman türkiye yaşılanacak yer olmaktan çıkacak. bütün göller ve ırmaklar kuruyacak. Teknoloji ve medeniyet belki de kalmayacak. İnsan yaşamı zorlaşacak. İnsanlar yine 1000 yıl önceki yaşamlarına dönecekler. develerle gidip gelecekler heryere.
Bağlantı

2007-03-29 07:22:21 - araba yıkama

Yazan H2SO4
sanırım bir kaç sene yoksa kişisel araba yıkama yasaklanir :)

Susuz kalmayalım derim bende
Bağlantı

<- Sonraki Sayfa ->

Hakkımda

o yakın çığlık senmisin, o sabırsız şiir böceği..

Kategoriler

Arkadaşlarım

h2so4
blogekle
hamzadeniz
begonya35
gokniltr
benturuncuyum
fukuli
eroman
Nurşen Görşen
kalemim
maviece
uzlet
masks1z
ozgece
twilightzone
birmelekdile
yuregimnereye
yagmurlagelen
lnur
gonulbahcesi
depresyonikmanyak
cazibelibocek
acelyaxxx
diclece
Blogcu Yardım
fatoscb
denizhancb
kalbimvesen
nurdanacar
gecerkenugradim
nejdetalkan
grafikdunyasi
mizikci
efm
egoist22
didemcekelimeler
kavashuso