Ağacı silkelemeden önce, meyvelerin nereye düşeceğine bak

7/12/2006 - Limonata ve rafadan yumurta

Yaşamında hiç limonata içmemiş biri, limonatayı çok pahalı bir serinletici sanabilir. Oysa çok ucuz bir serinleticidir. Bir bardak suya bir çorba kaşığı toz şekeri döküp, iyice karıştırdıktan sonra, üstüne doğru dürüst sıkılıp çay süzgecinden geçirilmiş, yarım limon suyu eklersin... Ve hepsini karıştırırsın.
Bardak, görkemli ve uzunca bir bardaksa, yarım yerine bir limon sıkar, bir çorba kaşığı toz şekerini de, iki çorba kaşığı yaparsın...
Bir limonata, dişleri donduracak kadar mı soğuk olmalıdır?
Hayır, bardağın çevresine hafif bir buğu yalazlanması yapacak kadar soğuk olmalıdır.
Ayrıca bardağın içine kalıp buz atılmalı mıdır?
Hayır, gerekiyorsa bir tatlı kaşığı dövülmüş buz atılmalıdır.
Yarım tekerlek bir limon dilimi, bardağın kıyısına mı takılmalıdır, yoksa içine mi konmalıdır?
Bardağın kıyısına konduğu zaman, daha dekoratif olur; dileyen, limonun kokusunu daha keskin duymak isterse, bardağın kıyısına takılmış yarım dilimi bardağın içine atabilir.
İyi bir limonata yapmaya bu kadarı yeter mi?
Yetmez.
Çentilmiş limon kabuğuyla bir sap taze naneyi de, önce limonatanın içinde kısa bir süre tutup, sonra hepsini süzmek gerekir.
Böyle bir limonata ultra süper bir zenginlik sorunu mudur?
Hayır, sadece bir yaşam sevgisiyle, bir yaşam zevki sorunudur.
Bu, çok önemli midir?
Bir kez gelinip, bir kez geçilen dünyayı, en sade koşullar içinde dahi, ıskalamamanın göstergesi olduğu için, çok önemlidir.
Sabahları bir saat yürüdükten sonra, duş almak da öyledir.
***
Bir yumurtayı azıcık tuz, biber ve nohut büyüklüğünde tereyağı ile bir fincanda çırptıktan sonra, yumurta biçiminde ve yumurta büyüklüğünde, kapağı vidalı çelik bir kaba döküp, suda iki dakika kaynatmak da önemlidir.
Yiyebileceğiniz en enfes rafadan yumurta, ancak böyle pişirilebilir.
Yumurta biçiminde ve yumurta büyüklüğünde, kapağı vidalı çelik bir kabı nerede bulacağız?
Hiçbir yerde bulamazsınız. Neden? Çünkü o kabın üretilmesi, genel istem mekanizmasıyla ilgilidir. Kimse yaşam zevkini, enfes bir rafadan yumurtaya kadar bile inceltmemişse, öyle bir kap bulunmaz. Bu da ultra süper bir zenginlik sorunu değil, bir yaşam sevgisi sorunudur.
***
Doğru dürüst bir limonata ve tadı unutulmayacak bir rafadan yumurta.... Bir de sabahları bir saat yürüyüşle, bir duş...
Bunları sen yapabiliyor musun?
Hayır.
Neden?
Çünkü bunları bir tek kişi yapamaz. Özenler ve incelikler, ortak bir yaşam kültüründen, kişilerin yaşamına kadar uzanmıyorsa; limonata yapmaya kalktığın zaman, önce evde limon bulamazsın. Limonu almak için dışarı çıktığın zaman da, zaten limonata içme isteğin küllenmiş olur. Dişini sıktın, limonu alıp geldin. Kör bıçak, limonu doğru dürüst kesmez. Buzdolabına su konulması unutulmuştur. Yahut dolap tam o sırada söndürülmüştür. Yahut limon sıkacağını komşu almıştır. Zaten nane de yoktur. Çay süzgeci yıkanmamıştır. Görkemli uzun bardak bir gün önce kırılmıştı. Ama limonata yerine, soğuk maden suyu vardır... Ve yeni icatlar çıkarmak da, insan üzmekten başka hiçbir işe yaramaz...
Bardağı hafif buğulu, kıyısına yarım limon dilimi takılmış, içinde bir tatlı kaşığı çıngıltılı buz kırığı, azıcık limon kabuğuyla, taze nane kokan, limonatayı içemezsin. Yerine maden suyu içersin.
***
Dışarıda çırpıldıktan sonra, özel çelik kapta, tıpkı hiç kırılmamış yumurta gibi pişirilen rafadan yumurtayı ise asla yiyemezsin.
Sabah yürüyüşleri de ortakça benimsenen bir alışkanlık değildir.
Bazen yürürsün, bazen yürümezsin.
Hele, masası normal bir pingpong masasının dörtte bir büyüklüğünde olmasına karşın; raketleri özel yapıldığı için, topu ancak o küçük masa kadar fırlatan Japon pingpongunu kesin oynayamazsın. Çünkü ya biri raketi kırmış; ya masayı, bir başkası, ütü masası yapmıştır.
***
Yaşam sevgisi bir kültürdür. Tıpkı çiçek sevgisi, tıpkı müzik sevgisi, tıpkı yüzme sevgisi gibi...
Bu sevgi ya vardır, ya yoktur.
Böyle bir sevgi pekişmemişse; orada insanlar, ne yaratıcı bir yaşama, ne sağlıklı bir aşka, ne keyifli bir yücelmeye fazla kulaç atamazlar...
Kafası yarım kesik bir horoz gibi, çırpınır, bunalır, önüne geleni suçlar; ne istediğini, ne aradığını, daha doğrusu ne halt edeceğini bir türlü tam kestiremez ve kendilerini de, canım yaşamı da ziyan zebil ede ede, sönüp giderler.
Yaşam sevgisi; enerjinin, yaşam zevkini kuşaklar boyu ortaklaşa yoğurmasından oluşur.
Enerji yoksa, orada sadece kurnazlık vardır. Kurnazlık da, yaşam sevgisiyle yaşam zevkinin en amansız cellatıdır.
--------
Not: 19 yıl önce yazılmış bir yazı... "Güneş"ten....Çetin Altan 

Yorum yaz!

2006-12-10 14:42:15 - el kadar kız'dan

Yazan yagmurlagelen
bikaç gün öncesine kadar yaşam zevki denen şeyi yitirdiğimi yaşadığım bi olay sonrasında anladım.o olay bana tekrar "yaşamdan zevk"almam gerektiğini hatırlattı.
limonata yaparken ya da yumurta pişirirken zevk duymak bana saçma gelirdi,"enerji yoksa orada sadece kurnazlık"vardır.doğru,ben de çoğu kez bişeyler yapma isteği olmazdı ,içimden gelmezdi.o zaman kendimce kurnaz bahaneler yaratırdım.ama artık herşey çok farklı herşeyin zevki bambaşka artık yüreğimde,o yüzden kurnazlığa da hacet kalmadı:)



Düzenleyen yagmurlagelen gün: 10/12/2006 saat: 02:43
Bağlantı

2006-12-10 02:00:14 - arka plan

Yazan H2SO4
arka plan gözümü alsada okudum ç.a kızsamda nekadar kendisine güzel yazıyor derim :)
Bağlantı

2006-12-09 11:52:28 - merhabalar aykut...

Yazan nurdanacar
yazı enteresan...ders verici bir yazı....ben yazları limonata yaparım da içerim de..özellikle beyoğlundaki zencefil ve bebek kahvesinin limonataları enfestir..tavsiye ederim yani...ama bana göre yaz içeceği tabi ki...
yumurta olayına gelince..haftada 1 gün-o da pazar sabahları-kayısı kıvamı-yerim...
yürüyüş...çok eskiden yani çalışma hayatımdan evvel bana yakın olan emirgan korusunda yürüyüş yapmak ya da sahilde çok zevkliydi..şimdiyse çalışma hayatının yaratmış old.telaş yüzünden evde koşu bandını tercih ediyorum....
yani yazıda geçen herşeyi aşağı yukarı yapıyorum...ama yumurta pişirme olayında cezveyi tercih ediyorum..:)) tek fark bu ....
sevgiler,
Bağlantı

2006-12-09 00:15:49 - ...

Yazan birmelekdile
ben bana yazdığın yorum için geldim . . .
çok etkileyiciydi!
etkisinden çıkılamayacak türden
sağol :)

Çetin Altan'ın yazısı da öyle.

bu arada şu arka planını değiştirsen gıcık ediyo beni iki saat açılmıyo yaaaaaaaaaaa

Düzenleyen birmelekdile gün: 9/12/2006 saat: 12:16
Bağlantı

2006-12-08 12:55:31 - yaa seviyorum abi seni yaaaa! :D

Yazan gizlibahcemdeyim
dışarısı çok soğuk.. ve çok sıkıcı bir hava var kapalı ve sisli..içimiz ısındı yazını okurken efem :)) nerden buldun kaç sene öncesinin yazısını ya..
ben gider şimdilik sonaa gelcem gene dedikodu yapmaya sana :)) çayı demle şekerim :))

öptüm bash bash
Bağlantı

2006-12-08 10:19:40 - günaydın

Yazan vaveylaa
çok ama çok güzel bir yazıydı. Güzelden ziyade tokat gibiydi aslında (benim için tabi). Düşüneceğim, değiştirmeye çalışacağım kendi adıma birşeyleri.
güzel bir gün diliyorum sana
sevgiler
Birşey sormak istiyorum, acaguvalar ne demek. Ne kadar meraklısın sen de beeee diyebilirsin tabi. Alınmam vallahi:))
Bağlantı

2006-12-08 09:26:37 - @: Günaydın!

Yazan handeelibir
Günaydın Aykut'cum!
Cumartesi çalışacak mısın?
Bağlantı

2006-12-07 23:31:03 - selam..

Yazan starlice
selam ya nerelerdesin :)) umarım her şey yolundadır.. yazı hakkkında bişey diyemicem okumadım çünkü :)) bana yorum yazmışsın hemen bende bi slm verim dedim.. sende kendine iyi bak ara sıra ugra :)) iyi geceler..
Bağlantı

<- Son SayfaSonraki Sayfa ->

Hakkımda

o yakın çığlık senmisin, o sabırsız şiir böceği..

Kategoriler

Arkadaşlarım

h2so4
blogekle
hamzadeniz
begonya35
gokniltr
benturuncuyum
fukuli
eroman
Nurşen Görşen
kalemim
maviece
uzlet
masks1z
ozgece
twilightzone
birmelekdile
yuregimnereye
yagmurlagelen
lnur
gonulbahcesi
depresyonikmanyak
cazibelibocek
acelyaxxx
diclece
Blogcu Yardım
fatoscb
denizhancb
kalbimvesen
nurdanacar
gecerkenugradim
nejdetalkan
grafikdunyasi
mizikci
efm
egoist22
didemcekelimeler
kavashuso